Felcin, yaşa bağlı olarak arttığını ve erkeklerde daha sık görüldüğünü belirten Yörükoğlu, “Felce bağlı kadınlardaki ölüm oranı erkeklerden fazladır. Genetik olarak ailesinde felç geçirme öyküsü riski arttırır.” Dedi.

Yörükoğlu “Beyin kanaması ya da beyni besleyen damarlarda tıkanma sonucu gelişen vücudun sağ ya da sol kısmında oluşan güçsüzlük hareketin azalması ya da olmaması yürüyememe, denge bozukluğu gibi belirtilerin olduğu durumdur.  Hipertansiyon, Kalp hastalıkları, Şeker hastalığı Sigara kullanımı, Alkol, Hiperlipidemi, Obezite gibi durumlar felç için risk faktörleridir.” Dedi.

Özel Salihli

Yörükoğlu, sözlerine şöyle devam etti.

“Felç geçiren hasta akut dönemde önce nöroloji hekimine başvurmalı, değerlendirme ve medikal tedavi ve ilk müdahale sonrası hasta eğer cerrahi işlem gerekliyse beyin cerrahisine yönlendirilir. Ve hastanın yaşamsal problemi kalmadığında, hasta stabil hale geldiğinde fizik tedavi uzman hekimine yönlendirilir.  Yoksa uzun süreli  yatan ve fizik tedaviye danışılmayan servis ve yoğun bakım hastalarında, erken önlemler alınmazsa yatak yarası, osteoporoz, aspirasyon pnömonisi, kontraktür, omuz tendon yırtıkları, yatağa bağımlı olma gibi birçok komplikasyon gelişir.  Çünkü hemipleji rehabilitasyonuna ne kadar erken başlanırsa  hastanın  felç durumunun düzelmesi, ayağa kalkması ve yürümeye başlaması süreci hızlanır.  Felç geçiren ve yaşayan hastalarda beyindeki hasarın durumuna göre eğer fizik tedavi uzman hekimi kontrolünde rehabilitasyon programına devam ederse, yapılan çalışmalarda ilk 3 ay ve  1 yıl arasında %47-76 ‘sının destekle , yardımcı cihazla veya kendi başına yürüyebilir, kendi basit ihtiyaçlarının bir kısmını karşılayabilir hale geldiği gösterilmiştir.

Fadime Can Yörükoğlu

‘Testlerin ve diğer uygulamaların doğru ve dikkatli yapılması gerekmektedir’ ‘Testlerin ve diğer uygulamaların doğru ve dikkatli yapılması gerekmektedir’

Hastaya akut dönemde yatak içi egzersizlere, pozisyonlamaya, transfere, mesane rehabilitasyonuna, nörofizyolojik egzersilere, solunum rehabilitasonuna hemen başlanmalı. Sonrasında oturma dengesi kazandırma, ayağa kaldırma, nörofizyolojik egzersizler, eklem hareket açıklığı egzersizleri, germe egzersizleri, güçlendirme egzersizleri, denge egzersizleri, yürüme egzersizleri ile hastanın durumuna göre tedavisi düzenlenir. Gereken yardımcı cihazları, ortezleri fizik tedavi hekimi tarafından reçete edilir. Gerekli medikal tedavisi de verilerek hasta bir bütün olarak tedavi edilirse sonuçlar memnun edicidir.  Hastanın beyindeki hasarına göre iyileşme süreleri, miktarı değişse de kesinlikle fizik tedavi ve rehabilitasyon programına  ne kadar erken başlarsa o kadar fayda görür. Erken dönem rehabilitasyon ve özellikle ilk 1 yılda rehabilitasyon programına devamlılığı halinde kendi işini görebilen, yürüyebilen bir çok hastamız oluyor.”

Muhabir: Behzat AKCAN